![]() | ||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||
Belki kısa vadede başarı önemli değil ama Başbakan Ecevit ve Mesut Yılmaz gibi yeni politikacılarla yoluna devam edecek olan Türkiye, bu takım ve politikalarda israr ederse kendi kazanır. Bugünleri olmasa da en azından milenyumu.
Konunun teknik değerlendirilmesi yapıldığında, 1999 Aralık ayında İtalya’dan getirilen ve IMF’de yetişmiş, genç yaşına rağmen büyük başarılar kazanmış olan Cottarelli’nin oynattığı kur çıpası sisteminin başarılı olamayacağını farkeden takımın menajeri Stanley Fischer konuyla ilgili yazdığı makaleye uygun olarak Türkiye’nin dalgalı kur sistemine geçmesini sağladı.
Kur çıpası uygulamasından ne zaman vazgeçtiği, Türkiye’nin bu konuda bir deneme tahtası muamelesi görüp görmediği tartışmaları, Fischer ve Cottarelli’nin içinden yetiştiği IMF ekolünü tartışmaya açtı.
ULAŞTIRMA’YA PROF. MÜMTAZ SOYSAL
Şimdi ekonomi yönetiminde taze kan arayışı başladı. Merkez Bankası’nın başına basından bir transfer harekatıyla medyayı da yanına alacak hükümetin, gelirlerini artırmak için, özelleştirmeden sorumlu devlet bakanlığına şimdiye kadar Türk Telekom’un özelleştirilmesi alanında yaptığı çalışmalarla dikkati çeken bir bakanı getirmesi beklenirken, Ulaştırma Bakanlığı’na ise uzun süredir ilk defa dışarıdan bir bakan olarak atanacak olan Prof. Mümtaz Soysal’ın getirilmesi bekleniyor.
Soysal’ın haberi aldıktan sonraki ilk demeci ise, “Görev verilirse, bayrağı Enis Öksüz’den aldığım yerden en iyi şekilde taşıyacağım” oldu.
Hazine’nin başına ise yine basından daha evvel Hazine’ye yakınlığıyla bilinen sürpriz bir ismin getirileceği söylentileri giderek yaygınlaşıyor.
Selçuk Demiralp’in ise bundan sonraki hayatında anılarını yazacağı, boş vakitlerinde ise Ankara Kulisleri adı altında bir televizyon programı hazırlığında (!) olduğu iddia ediliyor.
GÜNEŞ TANER DE EKONOMİ BAKANI
Bu arada ekonomik programın en temel amacı olan enflasyon hesaplamasında ise yeni bir yöntem uygulanacak. Ekonomiden sorumlu yeni bakan olarak atanan eski bakanlardan Güneş Taner’in, “Her enflasyon tırmanışında beni hatırlıyorsunuz, artık indirmekten sıkıldım” dediği kulislerde yankılanırken, enflasyonu düşürmede bu yıl Nobel ekonomi ödülüne aday gösterilen yeni bir yöntem kullanması bekleniyor.
Yöntemin en önemli özelliği ise, enflasyonu, aylık zam oranı yüzde 1’in üzerine çıkan malların endeksten otomatik olarak çıkarıldığı bir istatistiksel yolla hesaplaması. Yöntem ekonomistler arasında da oldukça beğeniyle karşılandı. Bu yöntemin enflasyon tahmini gibi oldukça kompleks analiz gerektiren bir işi kolaylaştırarak ekonomistler arasındaki verimli çalışma düzeyini yükselttiği, ve projenin Milli Prodüktivite Merkezi tarafından da desteklendiği belirtildi.
YÜZDE 1’DEN FAZLA ARTAN MALLAR ÇIKIYOR
Döviz kurunda genişleyen bant uygulamasından vazgeçen Türkiye’nin, enflasyonda daralan üst sınır sistemine geçmesi bekleniyor. Buna göre başlangıçta yüzde 1’den fazla artan mallar endeks dışına çıkarken, bu oran kademeli olarak yüzde 0.3’e çekilecek.
Ekonomi bürokrasisinde ve hükümette yapılan değişikliklerle birlikte açıklanan kapsamlı pakette yer alan diğer konular ise şöyle :


0 yorum:
Yorum Gönder