30 Aralık 2013 Pazartesi
Halka arzların bilançosu ve yapılan hatalar - Globus - Ekim 2002 - Oğuz Büktel
Oguz Buktel
11:53
2002, Borsa, Endeks, Halka Arz, Şirketler
No comments
İlk 6 Ayda Şirketlerin Performansı - Globus - Eylül 2002 - Oğuz Büktel
Oguz Buktel
11:52
2002, Borsa, Dergi, Globus, Mali Analiz, Mali Tablo, Şirketler
No comments
Tüketici Güveni, Tüketim ve Üretim - Globus - Ağustos 2002 - Oğuz Büktel
Oguz Buktel
11:48
2002, Büyüme, Globus, Tüketim, Üretim
No comments
Büyümeye Başlamış mıydık? - Globus - Temmuz 2002 - Oğuz Büktel
Oguz Buktel
11:46
2002, Büyüme, Dergi, Globus, GSYİH, Kriz
No comments
Borsa neyi bekliyor? - Globus - Mayıs 2002 - Oğuz Büktel
Oguz Buktel
11:41
2002, Borsa, Dergi, Globus, Yatırım Stratejisi
No comments
CNBC-e'nin Sarı Kanaryası Oğuz Büktel - CNBC-e Dergisi - 2002
Oguz Buktel
11:26
2002, CNBC-e Dergisi, Dergi, Fenerbahçe
No comments
Büyüme Sinyalleri Ne Alemde? - Globus - Nisan 2002 - Oğuz Büktel
Oguz Buktel
11:23
2002, Büyüme, Dergi, Globus, GSYİH
No comments
FB Yenilgisi GS hisselerinin değerini düşürür mü - Globus - Mart 2002 - Oğuz Büktel
Oguz Buktel
11:17
2002, Borsa, Dergi, Fenerbahçe, Futbol, Galatasaray, Globus, Hisse Değerleme
No comments
Bankacılık Sisteminin Güçlendirilmesi ve Etkileri - Globus - Şubat 2002 - Oğuz Büktel
Oguz Buktel
11:15
2002, Bankacılık, Borsa, Dergi, Globus, Yatırım Stratejisi
No comments
Japon Büyükelçiligi Dergisi - Ocak 2002 - Oğuz Büktel
Oguz Buktel
11:11
2002, Ekonomi, Japon Büyükelçiligi Dergisi, Japonya
No comments
Türkiye - Arjantin, Benzerlikler - Farklılıklar - Globus - Ocak 2002 - Oğuz Büktel
Oguz Buktel
11:09
2002, Arjantin, Big Mac, Dergi, Globus, GSYİH, Kriz
No comments
Bireysel Emeklilik - Globus - Aralık 2001 - Oğuz Büktel
Oguz Buktel
11:01
2001, Bireysel Emekllik, Dergi, Globus
No comments
Bundan Sonra Ne Yapmalı - Globus - Kasım 2001 - Oğuz Büktel
Oguz Buktel
11:00
2001, Borsa, Globus, Kriz, Şirketler, Yatırım Stratejisi
No comments
ABD'deki Saldırılar, Türkiye ve İMKB - Globus - Ekim 2001 - Oğuz Büktel
Oguz Buktel
10:56
11 Eylül, 2001, Borsa, Dergi, Globus, Terör, Yatırım Stratejisi
No comments
8 Adımda Hızlı Bilanço Değerlendirmesi - Globus - Nisan 2001 - Oğuz Büktel
Oguz Buktel
10:40
2001, Bilanço, Dergi, Globus, Mali Analiz
No comments
19 Aralık 2013 Perşembe
Analistler ne diyor? - Globus - Aralık 2000 - Oğuz Büktel
Oguz Buktel
12:03
2000, Araştırma, Borsa, Dergi, Globus, Hisse Değerleme, Yatırım Stratejisi
No comments
Opsiyonun büyüsü - Globus - Kasım 2000 - Oğuz Büktel
Oguz Buktel
11:59
2000, Borsa, Dergi, Faiz, Globus, Opsiyon, Türev, Yatırım Stratejisi
No comments
Sahibinden emsalsiz Grand Cherokee 1999 - Globus - Ekim 2000 - Oğuz Büktel
Oguz Buktel
11:57
2000, Dergi, Enerji, Globus, LPG, Otomotiv
No comments
Yolu tıkayan kim - Globus Eylül 2000 - Oğuz Büktel
Oguz Buktel
11:54
2000, Dergi, Globus, Piyasa, Yorum
No comments
IMF neden tarıma yükleniyor - Globus - Temmuz 2000 - Oğuz Büktel
Oguz Buktel
11:52
2000, Dergi, Globus, IMF, Tarım
No comments
Yarım puanla dünya çalkalandı - NTV Mag - Haziran 2000 - Oğuz Büktel
Oguz Buktel
11:41
2000, Dergi, Faiz, Fed, NTV Mag, Piyasa, Yatırım Stratejisi
No comments
Telekom'u kaça satacağız - Globus - Haziran 2000 - Oğuz Büktel
Oguz Buktel
11:37
2000, Dergi, Globus, Halka Arz, Hisse Değerleme, Özelleştirme, Telekom
No comments
Yatırımın Püf Noktaları - Globus - Nisan 2000 - Oğuz Büktel
Oguz Buktel
11:33
2000, Borsa, Globus, Portföy, Yatırım Stratejisi
No comments
Halka Arz ve Değerleme - Globus - Mart 2000 - Oğuz Büktel
Oguz Buktel
11:25
2000, Borsa, Dergi, Globus, Halka Arz, Hisse Değerleme
No comments
18 Aralık 2013 Çarşamba
İşletme Finans Dergisi - Ağustos 1995 - Büktel ve Cebeci
Oguz Buktel
12:14
1995, Araştırma, Borsa, Garanti Yatırım Bankası, İşletme ev Finans
No comments
Çeşitli Dergi - Gazete 1995
Oguz Buktel
12:01
1995, Borsa, Dergi, Gazete, Para Dergisi, Rehber
No comments
İntermedya Ekonomi Dergisi - 11 Haziran 1995
Oguz Buktel
11:32
1995, Borsa, Dergi, İntermedya Ekonomi
No comments
Mevsimsellik Analizi - Para Dergisi 11 Haziran 1995 - Yarkın Cebeci - Oğuz Büktel
Oguz Buktel
11:06
1995, Araştırma, Dergi, Garanti Yatırım Bankası, İstatistik, Para Dergisi
No comments
Ekonomik Trend - 24 Temmuz 1994 - Bu kağıtlara dikkat - Oğuz Büktel
Oguz Buktel
10:58
1994, Araştırma, Borsa, Ekonomik Trend
No comments
Tek Endeks Modeliyle Optimal Portföy Seçimi - Finans Dergisi - Kasım 1990 - Oğuz Büktel - Mustafa Akan
Oguz Buktel
10:38
1990, Araştırma, Finans, Portföy
No comments
Oğuz Büktel’in bugüne kadar ntvmsnbc’de yayınlanmış tüm yazıları - Güncelleme: 12:27 TS 16 Nis., 2001
Futbol kulüplerinin halka arzı: Sihirli formül mü? 27 Mayıs 2000 - NTVMSNBC - Oğuz Büktel
Oguz Buktel
10:15
2000, Fenerbahçe, Futbol, Galatasaray, Hisse Değerleme, NTVMSNBC
No comments
![]() | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
‘Bakkal hesabı’ bir futbol şirket değerlemesi - 7 Haziran 2000 - NTVMSNBC - Oğuz Büktel
Oguz Buktel
10:13
2000, Borsa, Fenerbahçe, Futbol, Galatasaray, Hisse Değerleme, NTVMSNBC
No comments
![]() | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
14 Kasım 2013 Perşembe
CNBC-e - İlkbahar 2004 İlhan Kesici - Gözden Geçirme - Oğuz Büktel
Oguz Buktel
14:27
2004, CNBC-e, TV, Video, Youtube
No comments
CNBC-e 9 Nisan 2013 2013 'Faizde 50 bp indirim fiyatlanıyor' - Oğuz Büktel
Oguz Buktel
14:24
2013, Burgan Portföy, CNBC-e, TV
No comments
'Faizde 50 bp indirim fiyatlanıyor'
Finansbank - Trader Önder Türker ve ING Bank Başekonomisti Sengül Dağdeviren de telefon bağlantısıyla katıldılar.
CNBC-e 9 Nisan 2013 2013 - Oğuz Büktel
BIST'te ilk hedef 90 bin
12 Kasım 2013 Salı
Yolu tıkayan kim? - 23 Ağustos 2000 - NTVMSNBC - Oğuz Büktel
![]() | |||||||||||||||
| |||||||||||||||
Enflasyon: Asıl suçlu sivribiber değil taze fasulye!! - 4 Ağustos 2000 - NTVMSNBC - Oğuz Büktel
| Güncelleme: 13:15 TS 12 Eyl., 2000 |
![]() | ||||
| ||||
| ||||
| ||||
Carlo buraya, yumruk havaya - 10 Haziran 2000 - NTVMSNBC - Oğuz Büktel
![]() | |||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||
Telekom’u kaça satacağız? 20 Mayıs 2000 - NTVMSNBC - Oğuz Büktel
Oguz Buktel
12:30
2000, Hisse Değerleme, NTVMSNBC, Özelleştirme, Telekom, Turkcell
No comments
|
20 Mayıs— Hayırlısıyla GSM’yi sattık, sıra Telekom’da. Konuyla yakından uzaktan ilgili herkesin bildiği gibi, bu aralar Türk Telekom’un yüzde 20 hissesinin satışıyla ilgili ilanlar yayınlanacak ve ekonomik istikrar programımızın gelir kalemlerinden önemli birinin daha hayata geçirilmesinde ilk adımı atacağız.
| |||||||||||||||||||||||
Tarımsal üretimin dayanılmaz hafifliği - 17 Haziran 2000 - NTVMSNBC - Oğuz Büktel
| Güncelleme: 16:02 TS 12 Tem., 2000 |
![]() | ||||
| ||||
| ||||
| ||||
17 Haziran— Tarımla başladık, devam edelim. Geçen hafta açıklanan tarım fiyatlarıyla birlikte, çiftçi kesimi temsilcileri haklı olarak isyan ettiler. Ancak, çoğu ekonomist gibi ben de, tarım sektörüne yapılan sübvansiyonların ekonominin sırtında ağır bir yük oluşturduğu (ne yazık ki) görüşümü devam ettiriyorum.
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Risk sermayesi... 2 Temmuz 2000 - NTVMSNBC - Oğuz Büktel
Oguz Buktel
12:24
2000, NTVMSNBC, Risk Sermayesi
No comments
| Güncelleme: 16:02 TS 12 Tem., 2000 |
![]() | ||||
| ||||
| ||||
| ||||
| 2 Temmuz— Son yıllarda finans dünyasında sıkça konuşulan bazı kavramlar var. “Venture Capital”, “Private Equity” gibi. Bu kavramlar çoğunlukla İngilizce halleriyle kullanılıyorlar ve gerçekten bu kavramlardan, ya da kavramların arkasındaki olgulardan yararlanacak bir çok kişi bunların ne anlama geldiğini detaylarıyla bilmiyor. Finansçıların çoğu bu kavramları ya da Türkçe karşılıklarını kullanırken bilinçli - bilinçsiz bir şekilde içlerini doldurmuyorlar. |
| Bu yazımda elimden geldiğince bu kavramların ne anlama geldiğini ve dünyada bu alanda son yıllarda kaydedilen gelişmeleri anlatmak istiyorum. Biliyorsunuz bu aralar bazı bankalar ve aracı kurumların önceliğinde kurulacak, ya da kurulan risk sermayesi şirketleri halka açılmayı planlıyorlar. Venture Capital, ya da Türkçe anlamıyla risk sermayesi, gelişmekte olan ve belli ölçülerde riskli bir sektör veya iş alanında faaliyet gösteren, parlak ve geleceği olan fikirlere sahip ancak işini geliştirmek için yeterli sermayeye sahip olmayan girişimcilere sağlanan başlangıç sermayesi olarak tanımlanabilir. Risk sermayesinin babası ise, 1930’lu yıllarda ticari havacılık işinde büyük gelecek gören ve bu alandaki birkaç küçük girişimciye destek sağlayan Amerikalı ünlü işadamı L. Rockefeller. Rockefeller’in destek olduğu bir çok şirkette ilk olmanın faydalarını fazlasıyla gördüğü ve sahip olduğu servetin önemli bir kısmını da buna borçlu olduğu söyleniyor. Risk sermayesinin son yıllarda gösterdiği hızlı gelişim ise başları döndürüyor. Sadece A.B.D.’de 1999 yılında risk sermayesi yoluyla sağlanan fon miktarı yüzde 150 artışla 48 milyar dolara ulaşmış durumda. Avrupa bu alanda henüz geriden gelmekte. Sağlanan fon miktarı yüzde 20 artarak 18 milyar dolara ulaşmış. Parlak fikirlerin havada uçuştuğu Asya’da ise sağlanan risk sermayesi 6 milyar dolar düzeyinde. Global ekonominin rakamlarına bakıldığında sağlanan fonlar küçük gibi görünmekle birlikte, yeni kurulmakta olan küçük şirketlere yapıldığı ve gelişme potansiyellerinin ne kadar fazla olduğu düşünüldüğünde, rakamın önemi anlaşılabilir. 5 AŞAMALI SENARYO Tabii, bu fonları en çok çeken şirketler ise günümüzün yine İngilizce moda deyişiyle “dot-com”, yani internet ve yeni ekonomi şirketleri . Son haftalarda hisseleri çalkalansa bile bu sektörlerin yatırımcılarının ne kadar para kazandığı da herkesin malumu. Risk sermayesi alanında yaşanan senaryo ise genellikle şu şekilde gerçekleşiyor: 1. Öncelikle melek yatırımcı -angel investor- diye nitelenen ve genelde zengin yatırımcılar (tüzel kişiler değil) yeni iş kuranları ve parlak fikirleri tohum parası -seed money diye tanımlanan başlangıç sermayesiyle destekliyorlar. 2. Fikir aşamasından uygulama alanına geçecek olan yeni şirket, ikincil sermayeye ihtiyaç duyuyor. Bu esnada devreye genelde risk sermayesi giriyor. Bu fonlara ise “early-stage capital” deniyor. 3. Artık faaliyete geçen şirket büyüme alanında daha fazla sermayeye ihtiyaç duyuyor. Bu aşamada ise büyüme sermayesi -expansion capital- devreye giriyor. 4. Bundan sonraki aşamada büyümeye devam eden şirket, ihtiyaç duyduğu net çalışma sermayesini ve yatırım ihtiyaçlarını, ya değişim sermayesi -replacement capital- yani ortak değişimi yoluyla ya da birincil halka arz -initial public offering- yoluyla sağlıyor. 5. Bu esnadan sonra risk sermayesini sağlayan “melek yatırımcı”, risk sermayesi sahibi yatırımlarının fikir sahibi de fikrinin karşılığını almaya başlıyorlar. Belli oranda bir riske ve fikre yatırım yapmanın sonucunda ya borsada sağlanan hızlı değer artışıyla net varlıklarını, “zenginliklerini” artırıyorlar, ya da hisselerini blok satış yoluyla satarak net bir kar elde ediyorlar. Tabii adı üstünde risk sermayesinde yatırdığınız fonları kaybetme ihtimalinizde var. Buna da “writeoff” deniyor, yani defteri kapıyorsunuz. Bunu önlemek için ise risk sermayesini sağlayan, tüzel kişiliğe sahip fonlar ve yatırım bankaları, finansman modelleri ve detaylı bütçelerle gelişimi sürekli takip ediyorlar. Yönetim kurullarında ve şirket içi yapılanmada söz sahibi oluyorlar. Çünkü girişimci olup fikri ileri sürenlerin kaybedecekleri sadece hayalleri var, risk sermayedarlarının ise paraları. | |||||
![]() | |||||
| | |||||
Sahibinden emsalsiz Grand Cherokee 1999 - 12 Eylül 2000 - NTVMSNBC - Oğuz Büktel
| Güncelleme: 10:29 TS 29 Eyl., 2000 |
![]() | ||||
| ||||
| ||||
| ||||
| 12 Eylül— Siyah, makam arabası... 40.000 km, full aksesuar... Buzdolabı, 12’li CD çalar, “şipidaklı (Schiebedach!)”... Özel koruyucu tampon, yan basamak... V8-300 küsur beygir, DVD sistem... 50,000 $... LPG’li... Evet, LPG’li. Km’de sadece 25.000 TL yakıyor. Benzin parasını dert etmeyin. Ayda 2.000 km kullansanız, 100 milyon lira tasarrufunuz var. 3 sene kullansanız, acaip kardasınız, ayda 150 dolardan tamı tamına 5.400 $. Araba neredeyse bedavaya gelir... Son günlerin sıcak konusu LPG’nin araçlarda kullanımı. Mutfaklarda kullanımı nedeniyle yıllar boyu, akaryakıt ve benzeri petrol ürünlerinde uygulanan yüksek oranlı vergilerin, likit petrol gazı olarak adlandırılan LPG’de uygulanmaması ve ardından araçlara kullanımın giderek yaygınlaşması, sağlanan sübvansiyonların asıl amacından uzaklaşmasına neden oldu. 50 bin dolara alınan ciplerin sahipleri bile, ayda 100 milyon liralık benzin parasından kaçıyor. Belki bunlar çok azınlıkta, ancak geçen gün basına yansıyan istatistiklere göre, tüplü araçların sayısı 800 bine ulaşmış durumda. TAKSİ BAŞINA 60 MİLYON SÜBVANSİYON Bunların 170 bini ise ticari araçmış. Kaba bir hesap yapsak, 170 bin taksinin ayda 3.000 km (en az) yaptığını varsayabiliriz. Benzinle şehir içinde kilometre başına 70 bin lira yakan bir araç, tüple 30 bin lira yaksa, kazanç ayda (40.000 TL/km x 3.000 km=120,000,000 TL) eder. Evet, 120 milyon lira... Bunun yarısı (bu kadar değildir ya) verimlilik artışından olsa, 60 milyon lira taksi başına bizim cebimizden devlet sübvanse ediyor demektir. Bu da sırf ticari araçlarda (60 milyon TL x 170,000 araç) ayda 10.2 trilyon lira, yılda ise 122.4 trilyon lira demektir. Ticari araçlar ise taksimetre ücretlerini benzin fiyatlarına göre belirler, benzin fiyatları artıp da, taksimetre fiyatları düzenlenmediğinde eylem yapar, buna karşılık çoğu götürü usulde vergiye tabii olup, bir taksinin yıllık ödediği vergi, bir memurun aylık ödediği miktarı bile bulmaz. Gerçi taksi soförlerinin çoğunluğu aracı kiralar, ya da plakayı, paranın çoğunu taksi baronlarına verir, o da işin başka boyutu... Asıl vahim tablo ise diğer araçlarda ortaya çıkıyor. Yine medyada yer alan rakamlara göre 630 bin tüplü araç dolaşıyor. Bunların ayda 1.500 km yaptıklarını varsayalım. Aynı yönteme göre kilometre başına başına 40.000 TL x 1.500 km = 60.000.000 TL eder. Bunun yarısını devlet sübvanse ediyor olsun. VERGİ KAYBI YARIM MİLYAR DOLAR 30.000.000 TL x 630.000 araç = 18.9 trilyon TL ayda. Yıllık rakam ise, 226.8 trilyon lira. Genel toplam alırsak 800 bin aracın devlete vergi kaybı 350 trilyon, yani yarım milyar doların biraz üzerinde. Az rakam mı? Biz, millet olarak maalesef böyleyiz, kendimize yontmayı seviyoruz. Milyarlar kazanalım, ama vergi vermeyelim. Trafik polisi durdurur, suçumuz sabit, ’17 milyon lira yerine, 5 milyon verelim de kurtaralım’ın yolunu ararız. Ayda 300 milyon lira maaş alanın cebinde cep telefonu, işyerinden, evinden sürekli cep telefonuyla konuşur, ayda 80-100 milyon lira telefon faturası öder, yılda bir kere devlet 15 milyon lira vergi alınca basbas bağırır, başta medyadaki anlı şanlı isimler, ayda 15-50.000 dolar arası para kazananlar... PES DOĞRUSU... Bu ülke tarihinin en büyük felaketlerinden birini geçirmiş, tarihinin en önemli ve belki de son şansı olan bir ekonomik programı uyguluyor, milletçe fedakarlık etmemiz gerekiyor, en azından çocuklarımızın geleceği için, ama milyarlarca lira para kazanan, 50 milyon lira vergi veren işadamlarımız altlarında verdikleri yıllık verginin 100 katına denk gelen değerde ciplerle dolaşırken, sürekli cep telefonu vergisine itiraz, bir de üstüne üstlük devletin akaryakıttan alınan vergilerden de kaçma peşinde olunca, pes doğrusu demek kalıyor sadece... Tabii, LPG havayı daha az kirletiyor olabilir, destek sağlanabilir, ama bu bilimsel bir tartışma konusudur. Devletin uygulamanın başında önlem alması gerekirdi bu da doğru, ama geç de olsa alınacak bir önlemi desteklemek de hepimizin yararına olacaktır. Bu arada, hatırlıyor musunuz, serbest meslek sahiplerinin yıllık ödedikleri ortalama vergi kaç paraydı?.. |
USGAABS Endikatörü - 23 Eylül 2000 - NTVMSNBC - Oğuz Büktel
Oguz Buktel
12:22
2000, Borsa, NTVMSNBC, Yatırım Stratejisi
No comments
| ||
| ||
| ||
23 Eylül— Sabrın sonu selamettir. Borsada kazanmaya mahkumsunuz, yeter ki, önce borsada oynama deyimini kullanmayın. Yaklaşık 12 yıldır bu işin içerisindeyim, öğrendiğim en önemli şeylerden biri USGAABS adıyla tanımlanan ve artık Türkiye’de de kabul gören bir endikatördür.
| |||||||||||||
Opsiyonun büyüsü - 4 Ekim 2000 - NTVMSNBC - Oğuz Büktel
Oguz Buktel
11:26
2000, NTVMSNBC, Opsiyon, Türev
No comments
![]() | ||||
| ||||
| ||||
| ||||
4 Ekim— Varsayalım, borsanın önümüzdeki altı aylık dönemde yukarı potansiyeli uzmanlar tarafından yüzde 174 olarak nitelendiriliyor. Buna karşın kayıp oranı yüzde 50’ye kadar varabilir. Yani 10 milyar liranız 5 milyara da inebilir, 27.4 milyara da çıkabilir. Bu iki olasılık yüzde 50-50.
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||



























