![]() | ||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||
| NTVMSNBC’de ilk yarı için yapılan ankette şampiyon adayları arasında 1. sırada gösterilen Galatasaray, buradaki yerini yüzde 48’e yüzde 38 oranla Fenerbahçe’ye kaptırırken, liderlik de aynı akibetten pek kurtulamayacak gibi gözüküyor. 2000 yılının başlangıcındaki olumlu ortamda moda olan halka açılma futbol kulüplerine de sirayet etmişken, yaşanan kriz, ekonominin ve sermaye piyasalarının içinde bulunduğu durum da Beşiktaş ve Galatasaray’ın halka arzını, Galatasaray’ın stad projesine benzer bir şekilde gündemden düşürdü. ŞİRKETLEŞME YÖNTEMLERİNDEKİ FARK Futbol kulüplerinin halka arzıyla ilgili bundan önce de iki yazı yazmıştım, konu iki boyutuyla da ilgimi çekiyor. Özellikle spor camiasında yanlış değerlendirilen yönleri oldukça fazla. Bir çok kişi halka açılmanın kulüpler açısından bir kurtuluş olduğunu yazar ve konuşurken, bunun sihirli formül olmadığını, asıl önemli olanın halka açılmadan sağlanacak kaynaktan çok, şirketin halka açılmayla birlikte futbol kulübünün kurumsallaşması, şeffaflaşması ve çağın gereğine uygun bir şekilde yönetilen ve hem karlılığı ve hem de şirket değerini- shareholder value- artırmak amacını güden bir hale gelmesi gereğini savunuyordum. Bu yazıda, ise iki kulübün halka açılma yöntemleri, ya da daha doğru bir deyişle şirketleşme yöntemleri arasındaki farktan bahsetmek istiyorum. Beşiktaş: Beşiktaş, futbolla ilgili tüm gelir ve giderleri Beşiktaş Futbol Yatırımları A.Ş. adlı şirkete devrediyor. Yüzde 100 mülkiyeti BJK’ne ait olan şirketin bu hisselerinin toplam değerinin 200 milyon dolar olarak tahmin edildiği şirket yetkilileri tarafından belirtiliyor. Şirket sermaye artırımı yoluna giderek, rüçhan hakkını kısıtlayacak ve bu hisseleri halka arz edecek. Yüzde 40 civarının halka arz edilmesiyle birlikte elde edilecek para (emisyon primi) ise yaklaşık 80 milyon dolar. Bu parayla kulüpten bonservislerin alınması planlanıyor. Böylece elde edilecek para BJK’ya aktarılacak. Şirket ise elinde mevcut aktifler olan bonservisler ve şirketten kiraladığı haklar (reklam gelirleri, TV yayın hakları, stad gelirleri, isim hakkı gelirleri, vd gelirler) ile faaliyetlerine devam edecek. Şirketin hiç borcu olmayacak, ve muhtemelen bonservis bedellerinin kulüpten alınmasından sonra arta kalan para şirketin işletme sermayesi olacak. BJK, yani kulüp ise elde ettiği parayla mevcut borçlarını ödeyecek, ve futbol dışı faaliyetlerini sürdürecek. Yani BJK Plaza ve diğer gayrımenkulleri kulüp bünyesinde kalacak. Bu sistemi şematik bir şekilde açıklarsak, ortaya çıkan tablo ise şöyle : | ||||||||||||||||
![]()
| ||||||||||||||||
BJK ve GS uygulamalarının avantaj ve dezavantajları ise şöyle sıralayabiliriz :
Not: Bu yazı Galatasaray - Deportivo maçından önce yazılmıştır. Bu akşam gerçekleşecek olan maçta Galatasaray’ın ve taraftarının Türkiye’yi en iyi şekilde temsil etmesini diliyorum.




0 yorum:
Yorum Gönder