Oğuz Büktel
  • Home
  • Business
    • Internet
    • Market
    • Stock
  • Parent Category
    • Child Category 1
      • Sub Child Category 1
      • Sub Child Category 2
      • Sub Child Category 3
    • Child Category 2
    • Child Category 3
    • Child Category 4
  • Featured
  • Health
    • Childcare
    • Doctors
  • Home
  • Business
    • Internet
    • Market
    • Stock
  • Downloads
    • Dvd
    • Games
    • Software
      • Office
  • Parent Category
    • Child Category 1
      • Sub Child Category 1
      • Sub Child Category 2
      • Sub Child Category 3
    • Child Category 2
    • Child Category 3
    • Child Category 4
  • Featured
  • Health
    • Childcare
    • Doctors
  • Uncategorized
Hisse Değerleme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hisse Değerleme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Ocak 2014 Çarşamba

Ekonomide senaryolar ve şirket değerlemeleri - Dünya - 25.9.2007

 Oguz Buktel     13:30     2007, Dünya, Gazete, Hisse Değerleme, Kur, Şirketler     No comments   


Read More
  • Share This:  
  •  Facebook
  •  Twitter
  •  Google+
  •  Stumble
  •  Digg

5 Ocak 2014 Pazar

Tüpraş'ın fiyatı makul mu? - Vatan Gazetesi - 18 Ocak 2004 - Oğuz Büktel

 Oguz Buktel     05:16     2004, Borsa, CNBC-e, CNBC-e Endeksleri, Dezenflasyon, Gazete, Halka Arz, Hisse Değerleme, Özelleştirme, Tüketim, Tüpraş, Vatan Gazetesi, Yabancılar     No comments   


Read More
  • Share This:  
  •  Facebook
  •  Twitter
  •  Google+
  •  Stumble
  •  Digg

Borsanın değeri ne olmalı Globus - Şubat 2004 - Oğuz Büktel

 Oguz Buktel     04:52     2004, Borsa, Dergi, Globus, Hisse Değerleme, Rekor, Yatırım Stratejisi     No comments   

Read More
  • Share This:  
  •  Facebook
  •  Twitter
  •  Google+
  •  Stumble
  •  Digg

2 Ocak 2014 Perşembe

Fenerbahçe Cumhuriyet Halkındır sloganıyla halka açılıyor - Vatan Gazetesi - 20.12.2003 - Oğuz Büktel

 Oguz Buktel     11:40     2003, Borsa, Fenerbahçe, Futbol, Gazete, Halka Arz, Hisse Değerleme, Kapasite Kullanımı, Özkaynak, Temettü, Vatan Gazetesi     No comments   


Read More
  • Share This:  
  •  Facebook
  •  Twitter
  •  Google+
  •  Stumble
  •  Digg

Tekelleşme - Globus - Aralık 2003 - Oğuz Büktel

 Oguz Buktel     11:30     2003, Dergi, Globus, Hisse Değerleme, Özelleştirme, Şirketler, Tekel     No comments   


Read More
  • Share This:  
  •  Facebook
  •  Twitter
  •  Google+
  •  Stumble
  •  Digg

Özelleştirme - Globus - Temmuz 2003 - Oğuz Büktel

 Oguz Buktel     11:16     2003, Borç, Borsa, Dergi, Ekonomi, Globus, Hisse Değerleme, Özelleştirme, Petkim, Şirketler     No comments   


Read More
  • Share This:  
  •  Facebook
  •  Twitter
  •  Google+
  •  Stumble
  •  Digg

30 Aralık 2013 Pazartesi

FB Yenilgisi GS hisselerinin değerini düşürür mü - Globus - Mart 2002 - Oğuz Büktel

 Oguz Buktel     11:17     2002, Borsa, Dergi, Fenerbahçe, Futbol, Galatasaray, Globus, Hisse Değerleme     No comments   

Read More
  • Share This:  
  •  Facebook
  •  Twitter
  •  Google+
  •  Stumble
  •  Digg

19 Aralık 2013 Perşembe

Analistler ne diyor? - Globus - Aralık 2000 - Oğuz Büktel

 Oguz Buktel     12:03     2000, Araştırma, Borsa, Dergi, Globus, Hisse Değerleme, Yatırım Stratejisi     No comments   



Read More
  • Share This:  
  •  Facebook
  •  Twitter
  •  Google+
  •  Stumble
  •  Digg

Telekom'u kaça satacağız - Globus - Haziran 2000 - Oğuz Büktel

 Oguz Buktel     11:37     2000, Dergi, Globus, Halka Arz, Hisse Değerleme, Özelleştirme, Telekom     No comments   


Read More
  • Share This:  
  •  Facebook
  •  Twitter
  •  Google+
  •  Stumble
  •  Digg

Halka Arz ve Değerleme - Globus - Mart 2000 - Oğuz Büktel

 Oguz Buktel     11:25     2000, Borsa, Dergi, Globus, Halka Arz, Hisse Değerleme     No comments   


Read More
  • Share This:  
  •  Facebook
  •  Twitter
  •  Google+
  •  Stumble
  •  Digg

18 Aralık 2013 Çarşamba

Futbol kulüplerinin halka arzı: Sihirli formül mü? 27 Mayıs 2000 - NTVMSNBC - Oğuz Büktel

 Oguz Buktel     10:15     2000, Fenerbahçe, Futbol, Galatasaray, Hisse Değerleme, NTVMSNBC     No comments   

http://arsiv.ntvmsnbc.com/news/7637.asp

Güncelleme: 11:13 TS 4 Haz., 2000
Futbol kulüplerinin halka arzı: Sihirli formül mü?
Eğer kafalar değişmezse, halka açılmanın en ufak faydası olmaz. Şirketin başına İmparator’un geçirilmesine gelince; nasıl futbol bir ilimse, şirket yönetimi de öyledir.
Oğuz Büktel

27 Mayıs—  18 Mayıs akşamı bir gece öncenin gürültüsü ve patırtısından az uyumuş olmanın getirdiği yorgunlukla eve döndüğümde, ertesi günün tatil olmasının verdiği rahatlıkla NTV’de Inter-Lazio İtalya kupası maçını seyrediyordum. Bir gece önceki UEFA kupası maçının kıskançlığı (!) üzerimdeyken, sunucu arkadaşımızın Lazio’nun sürpriz şampiyonluğunun ardından borsada hisse senetlerinin yükselmesinden bahsetmesi ilgimi çekti.
Sıkı bir Fenerbahçe’li ve iyi bir izleyici olmanın ötesinde futbolun teknik yönünden pek de anlamıyorum, (bir Türk olarak bu bir utanç vesilesiydi) ama, finans sektöründe, ekonomi ve şirket analizi konusunda bir şeyler yapmaya çalışmıştım. Bu konudan da biraz anladığımı düşünüyordum.
     
O KADAR KOLAY MI?
       NTV’deki sunucu arkadaşımız, tam hatırlamıyorum ifadesini ama şirketleşen futbol kulüplerinin borsadan çok büyük gelir kaynakları elde ettiğini söylüyordu. Bu konu yıllardır sakız gibi insanların ağzında.
       Sermaye piyasalarını, “borsada oynuyorum, tüyon var mı, bu kağıt en az 150.000 lira eder, direnci kırdı mı 40,000’e kadar yolu var” ve benzeri ‘geyik’ muhabbeti düzeyine indiren, ve ortak olduğu şirketin ne iş yaptığını bilmeyen bir milletin fertleri olarak, bu konunun da son derece basit olduğunu düşünmek doğal tabii.
     
BAŞKANIN BORÇ KALEMLERİ DE DAHİL
       Şirketleşme konusunda, Fenerbahçe ve Galatasaray’ın girişimleri olduğunu biliyoruz. Galatasaray, Avrupa’daki başarıları arkasında son derece kötü bir gelir tablosu ve bilanço saklarken; Fenerbahçe, gelir tablosuna olmasa da, bilançosunun pasiflerine başkanlara borç kalemini eklemek konusunda son derece yetkin.
       Fenerbahçe, “Ali Şen Başkan, Fenerbahçe Şampiyon” sloganını şirketleşmede de gerçekleştirme çabasındayken, kongre üyelerimiz buna onay vermeyince karizmatik başkanımız bizi bırakıp gitti.
     
HALKA ARZIN FUTBOLA KATKISI...
       Galatasaray’ın da kısa vadeli sorunlara çözüm bulma konusunda bir girişimi oldu, Sportif A.Ş. diye bir şirket kurup buna gelir kaynaklarının bir kısmını devretme ve bu şirketin belli bir kısmını bir yabancı yatırımcı kuruluşa satma şeklinde. Tabii, bütün bunların yanısıra, ANAP destekli bir yardım organizasyonu da sözkonusu.
       Bugünkü yazımda, halka açılma ne demektir, şirketlere ve ortaklarına katkıları nelerdir, önümüzdeki duran örnekte, yani spor kulüplerinde ne gibi faydaları olabilir, bu konulardan bahsetmek istiyorum. En sonda söylemem gerekeni en başta söyleyeceğim : “Eğer kafalar değişmezse, halka açılmanın şirketlere en ufak faydası olmaz.”
       Halka açılma, bir kerelik bir fon yaratır, hissenizin belli kısmını ya halka ya da stratejik ortağa satarsınız, parayı alır borçları kapatırsınız. Bu satış iki türlüdür, para ya asıl ortağa kalır, ya da halka arz edilen şirket bünyesinde. Bundan sonra kötü yönetim devam ederse, şirket hisselerinizin hiçbir değeri kalmayabilir.
     
KORİDORDA İNGİLİZCE ÖĞRENMEK
       Stratejik ortağa sattığınız takdirde, onun yönetimde hak sahibi olmasını kabul edeceksiniz demektir, kimse parayı verip, düdüğü başkasına çaldırmak istemez. Galatasaray hisselerine talip olan AIG grubunun amacı Galatasaray hisselerini alıp, şirketi belli bir seviyeye getirdikten sonra, şirket gelirleri ve karlılığına paralel piyasa değerinin artmasıyla kar elde etmektir.
       İkinci bir proje ise, yeni kurulacak stadın bir gayrımenkul yatırım ortaklığı projesi çerçevesinde hissedarlar aracılığıyla finansmanını sağlamaktır. Eğer, Galatasaray yönetimi kendi başına bu projeleri gerçekleştirip, gelirlerini ve karlılığını artırmayı başarabilse, bu hisselerin değer artışından doğacak karı kendisi elde etmek isteyecektir.
       Ancak Galatasaray’ın amacı, hem kısa vadeli finansal sorunları çözmek, hem de biz yapamıyoruz, siz düzeltin diyerek, klübe çeki düzen verilmesini sağlamaktır. Kurulacak şirketin başına Fatih Terim’in, namı diğer imparatorumuzun, geçirilmesine gelince, benim de naçizane görüşüm, nasıl futbol bir ilimse, şirket yönetimi de aynı şekildedir, koridorda İngilizce öğrenmeye pek benzemez.
     
ŞEFFAFLIK VE VERGİ ÖDEMEK DE VAR
       Halka açılmanın iki türlüsünde de, şirkete sürekli bir gelir kaynağı yoktur, diyelim Sportif A.Ş.’nin büyük ortağı Galatasaray Klubü, ve hisselerin değeri giderek artıyor, bunun klube bir faydası olmaz, gelir ancak mevcut hisselerinin bir kısmını daha borsada, ya da yurtdışında satmaktan geçer. Asıl gelir kaynağı halka açılan şirketin karlı hale gelmesi sonucu onun temettü dağıtımı yoluyladır.
       Yani şirketin kar eder hale gelmesiyledir. Halka açık veya değil, bir şirket eğer iyi yönetiliyorsa, hem gelir kaynakları artıyor, hem kar ediyor, hem yatırım yapıyor ve faaliyetlerinin gelişerek devam etmesini sağlıyordur. Halka açılmanın artıları, uzun vadeli finansman sağlama, şeffaflığı ve denetimi artırmadan geçer. Elbetteki halka açılma olumlu ve gereklidir, ama tek başına herşeyin çözümü değildir.
       Üstelik halka açıldıktan sonra hem gelirlerinizi, hem de giderlerinizi tam olarak göstermek durumundasınızdır. Bu sayede devletimiz de futbolculardan biraz vergi alabilecektir.
     
DÜNYADAN BAZI ÖRNEKLER
       Şirketleşmelerde dünyada başarılı ve başarısız olmuş birçok örnek mevcut. Biz en başarılı olan Manchester United örneğini ele alalım. Şirketin son üç yıllık gelir tablosu ve bilanço özeti aşağıdaki tabloda.

Tablo
     
       Görüldüğü gibi şirket finansal performansını giderek artırıyor, neredeyse 200 milyon dolara varan gelirlerinin yaklaşık üçte biri maç gelirlerinden gelirken, dörtte biri televizyon yayın gelirlerinden, beşte biri ise forma satışları ve takımla ilgili diğer ürün satış gelirlerinden oluşuyor. Bizim takımlarımızın maç bileti satışlarından elde ettiği gelir yaklaşık yarım milyon dolar, o da Galatasaray bu sene İstanbul’da 27 maç yapmış, onun sonucunda. Bu alanda çok geriyiz. TV gelirleri ise 17-18 milyon dolar, eh idare eder, ama diğer gelirlerde de çok çok gerideyiz.

Tablo
     
       Manchester United’ın piyasa değeri ise 1.5 milyar doların üstünde. Özellikle, bu yıl başından bu yana hisse senetleri yaklaşık iki katına yükselmiş durumda. Bunun da sebebi, klubün Internet ve mobil telefon alanıyla ilgili çeşitli girişimleri, sizin anlayacağınız, yeni ekonomiye girmiş olması. Dünyanın ikinci büyük GSM operatörü Vodafone-Airtouch kluple dört yıllık, 30 milyon pound değerinde bir anlaşma imzaladı.
     
3.1 MİLYAR DOLARIN SIRRI
       Ingiltere’de futbol şirketlerine olan ilgi bununla da sınırlı kalmıyor. NTL adlı bir İngiliz kablo TV kuruluşu Newcastle United’a 258 milyon dolar teklif yaparken, Granada adlı bir eğlence ve turizm şirketleri grubu da Liverpool’un yüzde 10 hissesine 34 milyon dolar ödedi. Bu hisselere ilginin sebebi ise belki de, İngiltere Premier Ligi’nin üç yıllık yayın haklarının satış ihalesinde ulaşılması beklenen 3.1 milyar dolarlık bedelde gizli.
       İyi yönetilen şirketler, gelirlerini çeşitlendiriyor, maliyetlerini kontrol ederek, isim haklarının değerini artırıyorlar. Yeni ekonominin tüm gereklerine uyuyor, medya, telekomünikasyon, internet alanında sponsorlar buluyor ve yeni yatırımlar yapıyorlar. Bizde ise, kulüp yöneticileri, çok başarılı olmuş futbol kulüplerini, finansal başarısızlıklarını aşabilmek için boyunlarına kadar siyasetin içerisine batıyorlar, milletvekillerini maça götürüp, parti grup toplantılarına katılıyor ve destek talep ediyorlar.
Read More
  • Share This:  
  •  Facebook
  •  Twitter
  •  Google+
  •  Stumble
  •  Digg

‘Bakkal hesabı’ bir futbol şirket değerlemesi - 7 Haziran 2000 - NTVMSNBC - Oğuz Büktel

 Oguz Buktel     10:13     2000, Borsa, Fenerbahçe, Futbol, Galatasaray, Hisse Değerleme, NTVMSNBC     No comments   

http://arsiv.ntvmsnbc.com/news/9864.asp

Güncelleme: 20:17 TS 10 Haz., 2000
‘Bakkal hesabı’ bir futbol şirket değerlemesi
Elimizdeki verilerle ne yazık ki bir değerleme yapmak mümkün değil. Ancak, ‘uluslararası analistler derneği tarafından kabul görmüş’ yönteme göre Galatasaray’ın değeri 74.5 milyon dolar.
Oğuz Büktel

7 Haziran—  Spor kulüplerinin şirketleşmesi, G.Saray’ın şirketleşmeyi kabul etmesiyle birlikte yeniden gündemde. Gerçi bu şirketin nasıl bir şirket olacağı, aktif pasiflerinin neler olacağı faaliyet konusunun ne olacağı çok net değil.

Özellikle de G.Saray’ın rakamları ile ilgili rivayet muhtelif, Hıncal Uluç NTV 90 Dakika’da, 30-35 milyon dolarlık gelir, derken, Mehmet Cansun, “G.Saray’ın son 4 yılda kasasına giren miktarın 143 milyon dolar, giderlerin ise 178 milyon dolar olduğunu” açıkladı.
       Geçen hafta, “Futbol Kulüplerinin Halka Arzı : Sihirli Formül mü?” başlıklı yazımda konunun mekanizmasından bahsetmiştim. Ancak, eski bir analist olarak değerleme yönü benim daha çok ilgimi çekiyordu.
     
TABLOLARIN RENGİNE DİKKAT
       Geçen akşam, NTVMSNBC’deki arkadaşlarımın da yardımıyla internetten futbol kulüplerinin raporlarının yer aldığı bir siteden güncel piyasa oranları ve bazı bilgilerini edindim.
       Bunlar üzerinden aşağıdaki güzel görünümlü tabloları hazırladım (renklere dikkatinizi çekerim). Amacım futbol odaklı bu şirketlerin piyasa oranlarıyla bizim kulüplerimizi karşılaştırmak ve G. Saray, ve gündemde olmamakla birlikte Fenerbahçe’nin olası halka arzları için bir taslak değer elde etmekti.


       Sizler ve kendi zevkim için çalıştım. Size bu çalışmanın bir özetini ve sonucunu anlatmak istiyorum. Önce şirketlerin işlem gördükleri borsalardaki piyasa değerlerini alarak işe başladım.
       Aynı zamanda şirketlerin cari varlıklarını, yani kısa vadeli para ve benzeri varlıkları, menkul kıymetleri, alacaklarını bu değerden çıkarıp, kısa vadeli borçlarını bunun üzerine ekleyerek girişimci değeri (enterprise value) denilen değeri buldum. Bu değer şirketi nakitleri ve kısa vadeli borçlarını tasfiye etseydik, bize maloluş değerini gösteren bir değer.
       Bu bize hepsini birbiriyle borçsuz harçsız kıyaslama olanağı veriyor. Piyasa Değeri / Defter Değeri (PD/DD) oranını kullanarak Özkaynak rakamını buldum. Bu da bize şirketin varlıklarının defter değerinden tasfiyesi ve borçlarının ödenmesi halinde elimizde kalacak miktarı gösteriyor.


       Daha sonra şirketlerin Fiyat Kazanç oranlarını kullanarak net kar rakamlarını, Fiyat Satışlar oranını kullanarak ise Satış rakamlarını buldum. Tüm şirketler için olmasa da üç İngiliz takımının FVAÖK (faiz- vergi-amortisman öncesi kar) marjlarını kullanarak FVAÖK değerlerini buldum.
       Bu değer özellikle zararda olan, yüksek amortisman ve faiz yükü nedeniyle kar açıklayamayan şirketlerin değerlemesi için kullanılabilecek bir değer.
     
YENİ EKONOMİYİ YAKALADILAR
       Üç İngiliz, bir İtalyan ve bir Hollanda takımının rakamlarına göre, şirketler neredeyse yeni ekonominin rakamlarını yakalamış durumdalar. Özellikle Manchester United (MNU), 1.5 milyar dolar piyasa değeriyle 55 fiyat kazanç oranına ve 8.3 Fiyat Satışlar oranına sahip. Bunun da sebepleri geçen yazımda anlattığım gibi.
       * MNU dünyanın en başarılı futbol takımına sahip,
       * En başarılı şirket yönetimine sahip,
       * İngiliz Premier liginin yıllık yayın hakları 3.1 milyar dolara ihale edilmesi bekleniyor
       * Internet ve mobil telefon konusunda Vodafone’la 45 milyon dolarlık bir anlaşma yaptı gibi konular.
       Bütün bunlar şirketten beklentileri çok fazlalaştırıp, piyasa değerinin ve piyasa oranlarının yükselmesine yol açıyor. Sadece Manchester United’ın değerinin bu denli yükselmesi beş şirketin ortalama oranlarını da yükseltiyor.
     
ORTALAMAYI DA ALDIM
       Bunun sonucunda bir yanlış değerleme olmaması amacıyla ortalama oranları hem beş şirket üzerinden, hem de MNU hariç diğer 4 şirket üzerinden hesapladım. Çıkan sonuçlar aşağıdaki tabloda veriliyor.


       2000 yılı İMKB oranlarına bakarsak,
       FK Oranı = 17.1,
       F/Satışlar Oranı = 2.0,
       F/FVAÖK = 12.1,
       PD/DD = 6.8,
       oranlarını görüyoruz. Bu da FK Oranı ve F/Satışlar Oranında İMKB’nin daha ucuz, PD/DD, ve F/FVAÖK oranlarında ise daha pahalı olduğunu gösteriyor. Ancak üç aşağı beş yukarı oranlar kullanılabilir durumda. Peki sorun ne. Sorun bizim şirketlerimizin rakamlarının olmaması.
     
ELMALARLA ARMUTLAR MESELESİ
       Sorun elmalarla armutların birbirine karıştırılması. Şu ana kadar bir dernek statüsünde olup da, doğru dürüst defterlerinin bile tutulduğundan emin olmadığımız kulüplerin değerlemesi ise muhtemelen, G.Saray’ın kuracağı ve bazı haklarını devredeceği Sportif A.Ş. gibi şirketlerin tamamen sıfırdan yapacağı mali projeksiyonları üzerinden olacak.
       Bu şirkette, ne G.Saray’ın gayrımenkulleri, ne isim hakkının tam mülkiyeti, ne de futbol takımının mülkiyeti olacak. Bu varlıklar belli bir süre kiralanacak, ve bunların kullanım hakkının ayni sermaye sayıldığı şirket, projeksiyonları üzerinden değerlenecek. Elimizdeki verilerle ne yazıkki bir değerleme yapmak mümkün değil.
     
EN GEÇERLİ YÖNTEM
       İşte burada analistlerin zaman zaman sığındığı ve‘uluslararası kayıtlı analistler derneği tarafından kabul görmüş, ve analistlerin yeni analistlere öğretirken hayatı üzerine yeminler ettirdikleri bir yöntem’ devreye giriyor: Bakkal Hesabı
       Şaka yapmıyorum, size beş dakikada şirket nasıl değerlenir, onu öğreteceğim.
     
GALATASARAY’IN DEĞERİNİ HESAPLIYORUZ
       Varsayımlar:
       30 milyon dolar yıllık satış geliri (TV yayın hakkı, ürün ve bilet satışları ve reklamlar),
       % 30 FVAÖ kar marjı = 9 milyon dolar,
       % 10 net kar marjı = 3 milyon dolar.
       Kiralanmış isim ve futbol takımı haklarının defter değeri olarak 30-40 milyon dolar (çok iyimser bir varsayım bence) tahmin ediyorum.
       Ulaşılacak şirket değerleri:
       Fiyat 1 = 25.7 FK Oranı x 3 milyon dolar net kar =75 milyon dolar.
       Fiyat 2
 = 2.9 Fiyat / Satışlar Oranı x 30 milyon dolar satış = 87 milyon dolar.
       Fiyat 3 
= 2.0 PD/DD Oranı x 35 milyon dolar defter değeri = 70 milyon dolar.
       Fiyat 4
 = 7.3 F/FVAÖK Oranı x 9 milyon dolar FVAÖK = 66 milyon dolar.
       Fiyatların Ortalaması = 74.5 milyon dolar.
       Tam bakkal hesabı oldu değil mi?
       Sonuç : Ne kadar veri, o kadar analiz...
Read More
  • Share This:  
  •  Facebook
  •  Twitter
  •  Google+
  •  Stumble
  •  Digg

12 Kasım 2013 Salı

Telekom’u kaça satacağız? 20 Mayıs 2000 - NTVMSNBC - Oğuz Büktel

 Oguz Buktel     12:30     2000, Hisse Değerleme, NTVMSNBC, Özelleştirme, Telekom, Turkcell     No comments   

http://arsiv.ntvmsnbc.com/news/6373.asp

Güncelleme: 20:17 TS 10 Haz., 2000
Oğuz Büktel
Telekom’u kaça satacağız?
20 milyon telefon abonesi, tüm telefon ve kablo altyapısı, 3.5 milyar dolar cirosu, 1 milyar doların üzerinde karı olan bir şirket ne kadar eder acaba? En az 18.5 milyar dolar...
Oğuz Büktel

20 Mayıs—  Hayırlısıyla GSM’yi sattık, sıra Telekom’da. Konuyla yakından uzaktan ilgili herkesin bildiği gibi, bu aralar Türk Telekom’un yüzde 20 hissesinin satışıyla ilgili ilanlar yayınlanacak ve ekonomik istikrar programımızın gelir kalemlerinden önemli birinin daha hayata geçirilmesinde ilk adımı atacağız.

Peki, kaça satacağız, alan ortağın yönetime katılımı ne olacak, değerleme kriterleri ne olacak, içindeki GSM 1800’ü nasıl değerlendireceğiz, üstelik henüz parası ödenmemişken.
     
BİR DEV NE KADAR EDER ACABA?
       
İş Bankası - Telecom Italia konsorsiyumu, sadece bir lisans alımı için 3 milyar doları gözden çıkarmışken, 20 milyon telefon abonesi, 1 milyona yakın kablo TV abonesi, tüm telefon ve kablo altyapısı, 3.5 milyar dolar cirosu, 1 milyar doların üzerinde karı (tahmini rakamlar) olan bir şirket ne kadar eder acaba.
       Yoksa bütün bunların yanısıra asıl önemli olan mevcut yapı değil de, gelecekteki büyüme potansiyeli ve yeni ekonomide Türk Telekom’un oynayacağı rol mü?
       
TURKCELL 20-25 MİLYAR DOLARSA
       
Öte yandan önümüzdeki aylarda halka arz edilecek Turkcell’e yaklaşık 20-25 milyar dolar değer biçilirken, bizim Telekom’umuz bunun altında mı kalacak.
       Size bir süre önce Demir Yatırım Araştırma Bölümü’nün yazdığı bir rapordaki bazı tablolardan bahsetmek ve buna göre Türk Telekom’a biçilebilecek değer hakkında fikir cimnastiği yapmak istiyorum.
       Raporda ilgimi çeken ve özelleştirme değerine baz alınabilecek, en azından bir fikir yürütmemizi sağlayacak tablo ise şöyle:

Tablo
     
       Tabloda, 1996-1998 yılları arasında özelleştirilmiş bulunan bazı gelişmekte olan ülkeler telekom şirketlerinin girişimci değerleri ve hat sayıları verilmekte. Girişimci değeri o şirketin satış bedelinden elindeki nakdin düşülmesi ve finansal borçlarının eklenmesiyle hesaplanıyor. Bu sayede şirketleri birbirleriyle daha sağlıklı bir şekilde kıyaslamak mümkün oluyor.
       Örneğin, aynı özelleştirme değerine sahip iki şirketin biri 1 milyar dolar daha fazla borçluysa, o şirkete ödenen girişimci değeri daha fazla oluyor, bu da şirketin borçsuz halinin diğerinden daha fazla olduğunu gösteriyor.
     
ŞİRKETLERİ KARŞILAŞTIRALIM
       
En ucuz özelleştirme Güney Kore’de, en pahalı özelleştirme ise Macaristan’da 

       Girişimci değerlerini hat sayılarına bölerek hesaplanan, tablonun son sütununda verilen değer sayesinde ise farklı büyüklüklerdeki (hat sayısı bazında) şirketleri birbirleriyle kıyaslayabileceğimiz bir rakam ortaya çıkıyor.
       Buna göre en ucuz özelleştirme Güney Kore’de, en pahalı özelleştirme ise Macaristan’da gerçekleştirilmiş. Tabii bu rakamlardaki farklılık, özelleştirme şartlarının farklı olmasından kaynaklanabilir. Şöyle ki, azınlık hissesi satışı ise çoğunluk hissesi satışı arasında, Ya da stratejik ortaklıkla, verimsiz bir KİT satışı arasında büyük farklılıklar olabilir.
       Ancak son satırda aldığımız ortalama rakam olan 995 dolar bize yine de iyi bir fikir verebilecek bir rakamdır. Buna göre biz eğer Telekom’u satacaksak, bu rakam civarında bir Girişimci değeri / Hat sayısı rakamını kullanabiliz Değerlendirmenin kriterini belirledikten sonra ikinci adıma, yani toplam değere geçelim. 
     
EN AZ 18.5 MİLYAR DOLAR
       
Şirketin borçları çıkarıldıktan sonra kalacağı tahmin edilen değer ise 20.5 milyar dolar. 

       Elde ettiğimiz 995 dolarlık değeri Türk Telekom’un mevcut 20 milyon hat rakamı ile çarparsak, Türk Telekom’un girişimci değerini, yani nakit pozisyonu çıkarıldıktan sonraki değerini yaklaşık 19.9 milyar dolar olarak buluyoruz.
       Bu değere şirketin borçları çıkarıldıktan sonra kalacağı tahmin edilen (1999 sonu tahmini rakam) yaklaşık 600 milyon doların eklenmesi halinde ulaşılan değer ise 20.5 milyar dolar.
       Ancak hesaplamayı yaparken gözönüne almamız gereken bir faktör var, o da 995 dolarlık ortalama birim değerin, GSM’nin yaygınlaşması öncesi özelleştirilen şirket değerlerine göre hesaplanması. GSM’nin bu hızla yaygınlaşmasının telekom şirketlerinin değeri üzerinde olumsuz bir etki yaptığı varsayımını doğru kabul edersek, 20.5 milyar dolarlık bu rakamın biraz iskonto edilmesi gereği ortaya çıkıyor. Kullanılacak iskonto oranının yüzde 10 olması halinde ulaşılacak değer ise yaklaşık 18.5 milyar dolara denk gelmekte.
     
YÜZDE 20’Sİ DE İYİ TUTAR
       
Bu iskonto oranı artırılabilir de. Ancak bu rakam ya da biraz altındaki bir rakam bile fena durmuyor. Yüzde 20’si ise 3.7 milyar dolar, ülkemiz için oldukça iyi bir meblağ. Üstelik, bu değerin içerisinde kablo TV şebekesi, ve internet alanındaki çalışmalar katılmamış durumda..
       Şimdi diyeceksiniz ki, bu ne biçim bir değerleme, her şey varsayımlar üzerine kuruluyor, eee zaten her şirketin tek ve kabul görmüş bir değeri olsa sermaye piyasasındaki hangi yatırımcı şirketlerin genel ekonomik performansı dışında para kazanabilirdi.

Read More
  • Share This:  
  •  Facebook
  •  Twitter
  •  Google+
  •  Stumble
  •  Digg
Önceki Kayıtlar Ana Sayfa

Görüntüleme

En Çok Okunanlar

  • Gündemin üç maddesi: Fenerbahçe, enflasyon ve siyaset - Dünya - 8.4.2008
  • Futbol ve sermaye piyasaları üzerine iki vaka - Vatan Gazetesi - 23.02.2004 - Oğuz Büktel
  • Fenerbahçe ekonomisi - Dünya - 26.2.2008
  • Oğuz Büktel - Burçak Önder - Piyasaya Bakış - 13.02.2014 CNBC-e
  • CNBC-e'nin Sarı Kanaryası Oğuz Büktel - CNBC-e Dergisi - 2002
  • CNBC-e Finans Cafe, 24 Kasım 2000, Oğuz Büktel - Ahu Özyurt - Hulusi Belgü
  • CNBC-e Analiz, 24 Kasım 2000, Oğuz Büktel - Mustafa Erdoğan - Gülay Afşar
  • Açıl Sezen ile Yatırım Bülteni - Bloomberg HT, 2 Temmuz 2014
  • CNBC-e Geri Sayım Programı, Burgan Portföy CEO Oğuz Büktel, 6 Kasım 2013
  • Mevsimsellik Analizi - Para Dergisi 11 Haziran 1995 - Yarkın Cebeci - Oğuz Büktel

Mecralar

  • Dergi (51)
  • Gazete (148)
  • TV (12)
  • İnternet (13)

Arşiv

  • ▼  2018 (6)
    • ▼  Eylül (6)
      • Gündemin üç maddesi: Fenerbahçe, enflasyon ve siya...
      • Fenerbahçe ekonomisi - Dünya - 26.2.2008
      • Futbol ve sermaye piyasaları üzerine iki vaka - V...
      • Fenerbahçe'nin halka arzı - Globus - Ocak 2004 - O...
      • Fenerbahçe'de Şirketleşme ve Halka Arza Evet Ama -...
      • Beşiktaş mı, Galatasaray mı? Elbette Fenerbahçe ! ...
  • ►  2015 (4)
    • ►  Ekim (1)
    • ►  Mart (3)
  • ►  2014 (184)
    • ►  Temmuz (1)
    • ►  Mayıs (2)
    • ►  Mart (1)
    • ►  Şubat (1)
    • ►  Ocak (179)
  • ►  2013 (81)
    • ►  Aralık (49)
    • ►  Kasım (32)

Twitter

Tweet Follow @OguzBuktel

Kategoriler

  • Gazete (148)
  • Dünya (107)
  • Globus (41)
  • Vatan Gazetesi (34)
  • NTVMSNBC (20)
  • CNBC-e (15)
  • TV (12)
  • Burgan Portföy (6)
  • Bloomberg HT (1)
  • Finans Portföy (1)

Pages

  • Ana Sayfa

Text Widget

Dergiler

  • Borsamatik
  • Boryad Dergisi
  • Business Week
  • CNBC-e Business
  • CNBC-e Dergisi
  • Dergi
  • Ekonomik Trend
  • Ekonomist
  • Forbes
  • Globus
  • Japon Büyükelçiligi Dergisi
  • NTV Mag
  • Para Dergisi
  • Paratüyo
  • Ödeme Sistemleri Dergisi
  • İntermedya Ekonomi
  • İşletme ev Finans

Hakkımda

  • Oguz Buktel
  • Unknown

Takipçiler

Blog Arşivi

  • Eylül (6)
  • Ekim (1)
  • Mart (3)
  • Temmuz (1)
  • Mayıs (2)
  • Mart (1)
  • Şubat (1)
  • Ocak (179)
  • Aralık (49)
  • Kasım (32)

Blog'da ara

Find Us On Facebook

Yıllara Göre Yazılar

1990 (1) 1994 (1) 1995 (10) 1996 (1) 1999 (2) 2000 (31) 2001 (8) 2002 (14) 2003 (18) 2004 (33) 2005 (1) 2006 (6) 2007 (56) 2008 (41) 2009 (22) 2010 (1) 2011 (1) 2012 (1) 2013 (8)

Gazeteler

  • Dünya
  • Gazete
  • Hürriyet
  • Milliyet
  • Radikal
  • Sabah
  • Vatan Gazetesi

Video Of Day

Pages - Menu

  • Ana Sayfa
  • Özgeçmiş
  • Kartvizitler
  • 2013 yılında kur, faiz ve borsa
  • Türk Lirası'nın Serüveni (Altı sıfır atılana dek)
  • Merkez'den müdahale (o bir klasik)
  • TÜRKİYE: TEMEL MAKRO GÖSTERGELER (Mahfi Eğilmez) 3 Nisan 2014
  • Yatırımcıların finansal varlıkları (21.4.2014) Abd...
  • Makro Veriler (Burgan Yatırım - 23 Eylül 2014)

Sample Text

Copyright © Oğuz Büktel | Powered by Blogger
Design by Hardeep Asrani | Blogger Theme by NewBloggerThemes.com | Distributed By Gooyaabi Templates